Blogger tarafından desteklenmektedir.

3 Nisan 2019 Çarşamba

DİLDEN GÖNÜLE

Biz insanlar sosyal varlıklarız. Doğduğumuz andan öldüğümüz ana kadar, hayatımıza giren herkesle gerek güdülerimiz gerekse de ihtiyaçlarımız gereği iletişim kurarız. Bu iletişim evde aile ortamında başlar okul, iş hayatında perçinlenir ve sosyal yaşama katıldıkça giderek genişleyen karmaşık bir ilişkiler ağına dönüşür. Eğer bilinçli bir tercihle inzivaya çekilmiş bir derviş ya da keşiş değilsek bu iletişim ağının iplerine sıkıca sarılmamız ve ilişkilerimizi mümkün mertebe dengede tutmamız beklenir. Dengeyi sağlamada hünerli değilsek asosyal, uzlaşılması zor, yabanıl, bencil,  kibirli, gibi yaftalara maruz kalma ihtimalimiz de kuvvetle muhtemeldir.

İddia edildiği üzere 'dili kullanmak bir sanat'sa eğer herkesten sanatkâr olmasını beklemek iyimser bir yaklaşım olabilir. Kaldı ki gündelik yaşamlarımıza dönüp baktığımızda sanatsal düzeyde sözlü iletişim becerisi geliştirip bunu kusursuzca devam ettiren insan sayısı bir hayli azdır.  Asgari müşterekte buluştuğumuz duygusuz cümlelere, sıradan repliklere mahkûm etmişizdir dialoglarımızı çoğu zaman. Öte yandan asgari müşterekte dahi uzlaşamayan, sağlıklı iletişim kurmada yetersiz ya da yeteneksiz olduğunu düşünen, dışlanmış hisseden, bir çevreye ya da bir topluma entegre olamayanlarımız da vardır. Bu gruba dahi olanlarımızın, genellikle, içindeyken güvende hissettikleri cam fanuslara kendilerini kapattıklarını, o gizli mabede, sınırlı sayıda misafir kabul ettiklerini görürüz. Benzer şekilde aile olmayı, çoğalmayı reddeden, sorumluluk alanının genişleyeceğinden korkan, kalabalıklaşmanın getireceği çok sesli senfoniye katlanamayacağını düşünenler de vardır. Ve bütün bunların boşluğunu kitaplarla, evcil hayvanlarla doldurup, bitki yetiştiriciliği vb ile kendilerini rehabilite edenler. Bu bir tercihse ve alternatifsizlikse eğer saygı duyulmayı elbette hak eder. Ama bir kaçışsa kâr zarar dengesine bakmak gerekir. Hayatın her getirisinin bir götürüsü, her nimetin bir külfeti vardır. Küçük zahmetler için büyük mutlulukları feda etmek doğru olmaz. Bazen ters yönde kürek sallamak yerine akışa teslim olmanın ruhumuza dahi iyi gelebileceğini de unutmamak gerekir. Ayrıca güzellikleri istemek, bunun için çabalamak, niyetimize ulaştıktan sonra da elde ettiklerimizi sıradanlaştırmamak gerekir. Bu kazanımlarımızın verdiği enerji ve hazla kendimizi tekrar tekrar yenileyebiliyor, karşılaştığımız olumsuzlukları; kurduğumuz sağlam ilişkilerden aldığımız destekle savuşturabiliyorsak eğer her şeye rağmen kârda ve doğru yoldayız demektir. Zaten bu halin olumlu tezahürlerinin vücut dilimize ve ifade biçimimize kısacası iletişim şeklimize yansımaması neredeyse imkansızdır. Çok özel bir çaba sarf etmeden üstelik.

Sözcüklerle kendini gönlünce var edemeyen, "her şey yolundaymış" rolü yapmaktan yorulup yalnızlığı seçen, bireyselliği seven ve/veya bundan beslenen  başka pek çok insan da var kuşkusuz. Ancak en olumsuz, en uyumsuz, en izole insan bile fark edilmeyi, değer görmeyi, takdir edilmeyi bekler ve ister. Bunu başarmak için ise değişik ifade biçimlerine başvurur. Bu anlamda, sanatın işlevselliğini keşfetmesi uzun sürmez. Resim, heykel, edebiyat, mimari, fotoğrafçılık gibi  özüne yakın bulduğu sanatsal aktivitelerden birine yönelerek bu kulvarda kendine yeni bir yol açar.  Kendini rehabilte edip, ruhunu özgür bırakmanın lezzetine erer. Bütün bunlar da bir tür deşarj ve iletişim yoludur.
İletişim dilini geliştirmenin ve iletişim becerilerini zinde tutmanın pek çok farklı tetikleyicisi vardır şüphesiz. Maskesiz, riyasız, imasız etkileşim biçiminin işleri kolaylaştıracağını unutmamak gerekir. Üzerinde düşünülmesi gereken en önemli noktalardan biri de birinin bizi tamamlamasını beklemek yerine biriyle kendi bütünlüğümüzü paylaşmak, ilişkinin temellerini beklentisizlik esasına dayandırmak olmalıdır. Ancak bunu yapmak çok da kolay değildir. Hayatta karşılıksız ve koşulsuz seven tek canlı türü  annedir. O bile yaşlandığında evladından ona bakmasını bekler. Kuzuyu eti için besleyen, çileği reçeli, ağacı meyvesi için yetiştiren beklentili bakış açılarımızdan sıyrılıp her şeyi yanlışıyla, doğrusuyla sadece o olduğu için sevmenin yollarını keşfettiğimizde iletişim becerimizin de kendiliğinden gelişeceğini rahatlıkla görebiliriz. "Seni anlamaya çalışıyorum" diyerek, takdir ederek, teşekkür ederek, kelimelerimizdeki ve yüzümüzdeki ifadeleri yumuşatıp, esneterek, bazen gecikmiş ilk hamlenin gönüllü temsilcisi olup özür dileyerek; kalın duvarların yıkıldığına, hiç açılmaz dediğimiz kapıların bir anda, ardına dek açıldığına şahitlik edebiliriz. İşte o an, iletişimin usta  sanatkarlarından biri olma yolunda emin adımlarla ilerlediğimiz andır. Ve o an bütün evrene çepeçevre yaydığımız pozitif enerji ile birlikte ve bütün iyimser etkileşimlerimizle, hem yaşayıp hem de yaşatacağımız mucizelere doğru yol almaya başladığımız andır. Mevlana'nın da ifade ettiği üzere "Gönülden dile yol olduğu gibi, dilden de gönüle yol vardır...."

MUCİZEVİ ANLARINIZIN BOL OLDUĞU UZUN BİR YOLUNUZ OLSUN İNŞALLAH....

Yıldız






49 yorum:

  1. Günümüzde iletişim ve iletişim konulu her şey önemli bir yer kaplıyor. Çünkü insanlar nasıl iletişim kuracağını bilemiyor ve küfür kıyamet şiddete başvuruyor. Teşekkürler güzel yazınız için

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben teşekkür ederim ziyaretin ve yorumun için. Selamlarımla :))

      Sil
  2. O kadar az insanla iletişim kurabiliyorum ki olan kötü olaylar herkese şüphe ile bakmama sebep oluyor Paranoyak olmaya başladım galiba mucizelere güzel günlere herkesin ihtiyacı var

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet Esra cığım bazen talihsizlikler yaşayabiliyoruz. İnşallah mucizelerle bunları telefai edebiliriz.

      Sil
  3. Mevlana'nın da ifade ettiği üzere "Gönülden dile yol olduğu gibi, dilden de gönüle yol vardır...." Ne güzel söylemiş yine Rumi...
    ve
    MUCİZEVİ ANLARINIZIN BOL OLDUĞU UZUN BİR YOLUNUZ OLSUN İNŞALLAH....Ne harika bir dilek bu ...sevgilerimle...

    Yıldız







    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çokkkkk teşekkür ederim 🙏😊🌷🤚

      Sil
  4. Hayat bu belli mi olur..hiç olmaz dediğin anda mucize seni bulur ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mucizelere inancım sonsuz benim 😊🌷🤚

      Sil
  5. O mucizeleri hep birlikte yaşamamız dileğiyle 🌸🌸

    YanıtlaSil
  6. Yeni bloğum açıldı ve açılışa özel bir çekiliş düzenledim beklerim Sevgiler :)

    www.gulsahworld.com

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah. Uğrayacağım. Selamlar 🌷🤚

      Sil
  7. iletişimde artık önce karşımdaki tanıyıp anlamaya sonra iletişimde kalmaya çalışıyorum

    YanıtlaSil
  8. "Maskesiz, riyasız, imasız etkileşim biçimi" ne bi inanabilsek.
    Çok nitelikli dolu dulu bir yazıydı. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Yunis Bey. Çok naziksiniz😊🤚

      Sil
  9. Yeni iletişimlerde ben şu iki yüzlülükleri görüyorum. Çok iyi bir iletişim kurup insanlara iyi davranıp yüzüne gülen, ardından dedikodusunu yapan, bunu iyi etkileşim adına yaptığını sananlar bile var. Olacaksa bakın başlık ne güzel herkese yol olsun. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu güzel katkı için teşekkür ederim Erhan. Ne yazık ki bilemediğim bir sebepten ötürü blogunu ziyaret edemediğim birkaç isimden birisin. İnşallah bir şekilde düzelir. Selamlar 😊🤚

      Sil
  10. Yıldız döktürmüşsün resmen 😀

    YanıtlaSil
  11. Yildizcim on puanlik bir yazi olmus. Ben bilerek ve isteyerek yalnizligi secenlerdenim cünkü insanlar tarafindan kirilmaktan biktim. Bloglarim benim dünyaya acilan pencerelerim. Onun disinda yalnizligimi seviyorum. Bu arada yazinin basindaki resim cok güzel, sözler de cok dogru. Sevgiler canim 😍

    YanıtlaSil
  12. Gerçek iletişim kuracak O kadar az kişi var kim....Tek taraflı iletişim kurmaya çabalayan ,surekli kendini anlatan insanlar sayıca çoğalıyorlar..Mucizelere inanıp bekleyelim. Belli mu olur 😍

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim İnciciğim güzel katkın ve ziyaretin için.

      Sil
  13. Ben tek başına kalmayı sevenlerdenim insanların kıskançlıklarını çekmektense yalnız kalmayı yeğlerim.

    YanıtlaSil
  14. Yalnızlığı seven insan sayısı tahminimden çok galiba😇😇😇

    YanıtlaSil
  15. Ne kadar akıcı yazıyorsun Yıldız kızım. Hayran olmamak elde değil. Çok iyi analiz etmişsin insanları ve çeşitli yaşamları. Şu cümle çok dikkatimi cezbetti."İçindeyken güvende hissettikleri cam fanuslara kendilerini kapattıklarını, o gizli mabede, sınırlı sayıda misafir kabul ettiklerini görürüz."
    "İşte bu cam fanusun bile birileri tarafından tıklatılıp, içine kapanan insana bu girişimin yararı olacağı düşüncesindesin ve çok haklısın. O cam fanuslardan birini kendim kırıp içindenden çıkanlardanım. Aslında yalnızlıktan çok korkarım. Yazmanın bir terapi olduğunun ve sizlerle duygu alış-verişinin benim için şifa olduğunun bilincindeyim. İyi ki sizleri tanıdım canım.
    Düşüncene, kalemine sağlık yavrum. Sevgilerimle )

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Ece ablacığım bu güzel içten yorum için. İyi ki kırdınız fanusunuzu iyi ki tanıdık sizi. Fanusun dışında ruhumuzu okşayacak tatlı dokunuşlara hepimizin ihtiyacı var.

      Sil
  16. İletişim özürlü bir milletiz, meramımızı anlatabilmek için çok çaba sarf etmeliyiz. Çok güzel bir konuya değinmişsiniz çok teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben teşekkür ederim bu güzel katkı için😊🤚. Selamlarımla

      Sil
  17. Çok açıklayıcı bir yazı. Açıklamalar, tespitler yerinde. Kaleminize sağlık.

    YanıtlaSil
  18. üçüncü paragrafta beni anlatmışııın :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Birçoğumuz bu paragrafların bir yerlerindeyiz Deep :))

      Sil
  19. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  20. Bu güzel yazınızın her satırından etkilendiğimi belirteyim. Anafikir olabilecek cümleyi aradım. En sevdiğim, ve fazlaca etkilendiğim cümle şu oldu : "beklentili bakış açılarımızdan sıyrılıp her şeyi yanlışıyla, doğrusuyla sadece o olduğu için sevmenin yollarını keşfettiğimizde iletişim becerimizin de kendiliğinden gelişeceğini rahatlıkla görebiliriz. Kadim Türk toplumunun %90'ını anlatıyor. Umarım anlayıp, uygulayabileceğimiz günler yakındır.
    Ellerinize sağlık..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Taner Bey. Yazımı çok dikkatli okumuşsunuz. Sağolun. Selamlarımla :))

      Sil
  21. "her şey yolundaymış" rolü yapmaktan yorulmak ne kadar da doğru, maalesef gittikçe bu hale geliyoruz sanırım

    YanıtlaSil
  22. Bazen konuşmamak da bir iletişim türü olabilir.. Bazen bir bakış da bir iletişim çeşidi.. Tabi ki anlaşılmak gerek.. Her zaman konuşarak ifade edemeyiz kendimizi.. Bazen de yazıyoruz.. Susmayı bile anlayabilecek insanlar olsa keşke..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu güzel katkı için çok teşekkürler😊🤚

      Sil
  23. Güzel bir yazı olmuş teşekkürler :)

    YanıtlaSil
  24. İletişim dili çok önemli.Çoğu kez iletişim kazalarından dolayı önemli sorunlar çıkıyor :((

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hem de nasıl Yurdagül. Teşekkür ederim uğradığın için sevgiler 😊🌷🤚

      Sil
  25. İletişim benim çok beceremediğim bir olay yazı dilim çok iyidir keşke yazarak anlaşsa insanlar benle.

    YanıtlaSil
  26. Bazen de sanki kimseyle iletişim kurmayarak , bunun için çabalamayarak kendimle çok daha iyi iletişim kurduğuma inanıyorum ben. Ya mesleğin verdiği bir bıkkınlık yada sadece bir dinamik bilemiyorum tabi

    YanıtlaSil
  27. Ruh halimize göre değişkenlik gösterebiliyoruz bazen😊🤚

    YanıtlaSil