Blogger tarafından desteklenmektedir.

20 Mart 2018 Salı

VİZÖRDEKİ HAYAT




Merhaba sevgili okurlar; bu yazımı bütün kamera vizörü kurbanlarına armağan etmek istiyorum. Geçen gün eşimle kendi aramızda konuşurken çocuğumuzun 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı törenindeki sahne şovu sırasında yapmış olduğu hareketle ilgili olarak “bu detayı nasıl görmezsin” gibi hayret nidası attığım sırada beni hem düşündüren hem de güldüren şu sözleri söyledi;


-        Göremem elbette çünkü ben senin kadar konforlu değilim maalesef. Hayatı ancak kamera vizöründen takip edebiliyorum.

Düşündüm de sevgili eşim ne kadar da haklı. Hayatımızın en özel ve en güzel anlarını kameraya almak için var gücü ile çırpınırken, en uygun açıyı, en uygun ışığı yakalamaya çalışırken,   ben oturduğum yerde ana kraliçe tahtından minik kuzumuz ise müzikli, ışıldaklı sahneden sürekli gülücük dağıtıp, rol kesmekle meşgulüz. İzlediğimiz ya da bizzat içinde yer aldığımız tören ya da konser dahil hiç fark etmiyor. Rolleri çoktan biçip dağıtmışız.

Örneğin yavrumuzun solo performansındayız, eşim çekim yaparken ben duygudan duyguya savruluyor, mutluluk gözyaşları döküyor, gururdan hindi gibi kabarıyorken eşim sırf biz bu anları tekrar tekrar yaşayalım diye çekim sırasında küçük monitörden ne gördüyse artık onunla yetiniyor.  Hiçbir gösteriyi ağız tadıyla, tam ekran boyutta, orijinal açıdan ve en önemlisi de işin hissiyatını yakalayarak izleyemiyor.

“Söz kocacığım” diyorum. “Bundan sonraki ilk törende kameraman ben olacağım. Tam teçhizatlısından hem de. Tıpkı "Olacak O Kadar" güldürü programındaki meşhur tipleme Cevat Karakelle misali.  Esas adam rolüne hazırlansan iyi olur :))”.  








18 yorum:

  1. O zaman 23 nisan'a hazırlan sen Yıldız'cığım. :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet kuzucuklar bir gayret törene hazırlanıyor Müjde abla. Söz ağızdan çıktı bir kere, kaçış yokkk :))

      Bu arada bel ağrın için doktora gitmene sevindim. İnşallah ciddi birşey yoktur. Şifalar diliyorum.

      Sil
  2. Yanıtlar
    1. Muzdarip değilsen sorun yok :))

      Sil
  3. Ah nostalji! Cevat Kelle tiplemesini hatırlıyorum. Kaydedilen görüntülerin sistem çökmesi, donanım arızası gibi bir duruma yakalanmamasını diliyorum. Umuyorum birkaç yerde yedekleniyordur özellikle minik kuzunun anları :) Neşeli sevgilerle :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ydekelenmez mi?
      Çok teşekkürler bu güzel yorum için :))

      Sil
  4. Bizde genelde ben çekerim. Yalnız çenem de durmadığından görüntüde çıkmasam da bütün seslere baskın geliyor benim sesim ya da gülmem. Susmayı öğrensem iyi olacak :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güldürdün beni Handancannnn :))

      Sil
  5. Maalesef ki çok haklısın. Çocuğumuza ve bize ileride bize anı bırakalım derken, anın tadını çıkaramıyoruz :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beydacığım yorumlu ziyaret için teşekkürler :))

      Sil
  6. :) ay çekmeyin siz de her şeyi yaaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sen de haklısın Deepcannn :))

      Sil
  7. O iş bizde bende maalesef ve ben dediğin gibi bazen güzel çekim yapacağım diye işin keyfini alamam. İlk böyle birşeyde ben de satayım bari birisine hahahaaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikleeeee.
      Kameradan izlemek camlı izlemenin yerini tutamaz. Teşekkür ederim ziyaret ve yorum için :))

      Sil
  8. Maalesef ben de hayatı kaçırıyorum vizörden! Onu da çekeyim bunu da çekeyim derken olay kaçıyor:))) Eşim destek olsa da çoğu kez yapmak istemiyor mecbur bana kalıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Siz de bizim gibi sıraya koyun iyisi mi :))

      Çok teşekkür ederim bu samimi yorum için :))

      Sil
  9. Özel günlerdende bir anı kalmalı ama... Dönüşümlü olarak bu görevi üstlenmeniz içinizi rahatlatacaktır.. Sevgiler...

    YanıtlaSil
  10. Kesinlikle canım. Benden de sevgiler, selamlar :))

    YanıtlaSil

Google+ Followers