Bir Yıldızın Hikayesi

Blogger tarafından desteklenmektedir.

9 Ekim 2018 Salı

HER GÜN YENİ BİR UMUT

Ekim 09, 2018 36 Comments


Merhaba Blogcanlar,

Bugün size günümün şarkısını hediye etmek istedim. Bu sabah ezgisi dilime biraz fazla takıldı nedense. Hepinizin telefonlarına “Günaydın” mesajı olarak geldiğini tahmin ettiğim “Erkenci Kuş” dizisinin müziğinden bahsediyorum. Güzeller güzeli Demet Özdemir’in kendi yorumundan dinlemek istiyorsanız buyrun o zaman :))


Her gün yeni bir umut
Tutunup hayallerime dünü unut
Sanki kalbimin içinde yüzlerce kuş
Sarılıp hayallerine uç hadi uç
Teldeki güvercin
Yalıda ki çapkın
Kaldırımda baygın
Sana da günaydın
Şarkıda ki serçe
Camdaki teyze
Uykusuz aşık
Sana da günaydın
Sana da günaydın

Söz: Cem Öget / Müzik: Mahir Güneş
Şarkı: Günaydın / Seslendiren: Demet Özdemir


Bu arada kısa bir iş gezisine çıkıyorum. Ama arayı çok uzatmayacağım bu kez.

Hepinize en derin sevgi ve selamlarımla.


2 Ekim 2018 Salı

IV. İSTANBUL TASARIM BİENALİ

Ekim 02, 2018 38 Comments


Merhabalar,

“Bieanal” kelimesini duymayanımız yoktur herhalde. İki yılda bir yapılan ve çoğunlukla kültürel veya sanatsal faaliyetler için kullanılan bir terim “bienal”. Bu yıl, 22 Eylül’den bu yana devam eden, 4. İstanbul Tasarım Bienali, “Okullar Okulu” başlığı ile misafirlerini ağırlıyor. 6 hafta boyunca, 6 farklı mekanda, 200’ün üzerinde katılımcının yer alacağı aktivite 4 Kasım’a kadar devam edecek. Güncel, ekonomik, sosyal, kültürel ve teknolojik gelişmeler ışığında gelecek senaryolarının tartışmaya açılacağı bienalin küratörlüğünü Jan Boelen üstlenmiş.

Sergilerin dışında bir çok etkinliğe de ev sahibi yapacak ve her biri farklı bir okula dönüşecek olan mekanlar şunlar;

Akbank Sanat,
Yapı Kredi Kültür Sanat,
 Pera Müzesi,
Arter,
SALT Galata
Studio-X Istanbul.

Temalar ise;

"Ölçüler ve Haritalar",
"Zaman ve Dikkat",
"Akdeniz ve Göç",
"Felaketler ve Depremler",
"Yiyecekler ve Gelenekler",
"Örüntü ve Ritim",
"Para ve Sermaye"
"Parçalar ve Cepler" 

şeklinde düşünülmüş.

Ücretsiz takip edilebilecek etkinlikler hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak istiyorsanız, aşağıdaki linki kullanabilirsiniz.

Boşuna dememişler, İstanbul’un taşı toprağı altın diye.

Dolu dolu bir Ekim ayı diliyorum hepinize.

“http://aschoolofschools.iksv.org/tr/”


23 Eylül 2018 Pazar

HAYAL PERDESİNİ ARALAYALIM / MİM

Eylül 23, 2018 46 Comments


Sevgili Sakura’nın gerçekleştirmek istediği çok güzel bir hayali var. “Dünyayı gezmek istiyor” ve bize de soruyor, “peki sizin hayaliniz ne?” diye. Sakura’nın hayalinin gerçek olmasını diliyor ve bu güzel mim serisine beni de eklediği için kendisine teşekkür ediyorum.

Belli bir yaşa gelince insan hayalini kurduğu pek çok şeye zaman içinde ulaşabiliyor sanırım. Bu süreçte, kimi isteklerimiz hemen oluyor, kimisi olmuyor, kimine kavuşmak ise yıllarca sürebiliyor. Benim hayallerim, kendi fıtratıma uygun bir şekilde genellikle ayakları yere basan cinsten oldu hep. Kendimce gerçekleşmesi mümkün görünmeyen hayaller kurmamaya gayret ettim. Sanırım sonrasında büyük bir düş kırıklığına uğramamak için. Ama uzmanlar tam tersini söylüyor.  “İRADE GÜCÜNÜ DEĞİL, HAYAL GÜCÜNÜ KULLANIN” diyorlar. Zekânızın araya girmeye, sorunu çözmek için yollar bulmaya ve bu yolları bilinçaltınıza empoze etmeye çalışmasına direnç gösterin. Entelektüel sorun çözme becerilerinizi bir kenara bırakın. Basit, çocuksu, mucizeler yaratan bir inancı ya da hayali korumaya çalışın. Hayallerinize kavuştuğunuzda tadacağınız duygusal hazza odaklanın. Her türlü bürokrasiyi süreçten çıkartın. En iyi yol, basit yoldur (https://holyharmony.wordpress.com/2010/03/25/bilincaltinin-gucu-joseph-murphy-istediginiz-sonuclari-elde-etmenin-yollari/). 

Demek ki ben ve benim gibi düşünenler çok da doğru bir yol tercih etmemişiz. Kendimize, hayallerimize sınırlar koyup, önümüze kalın duvarlar örmüşüz.

Kendimiz, hayallerimiz ya da hedeflerimiz için kaygılanmaktan vazgeçtiğimizde sınırsız bilginin devreye girdiği, isteklerimiz için niyet etmemiz gerektiği, niyetlerimizi de sıklıkla yinelememiz gerektiği belirtiliyor. Niyet fırsatları yaratıyor ama yine de fırsat geldiğinde harekete geçmesi gereken, çabalaması gereken sizsiniz deniyor; işte o anlarda hareketi yapan siz değilmişsiniz gibi davranın. Hareketin sizden değil de organize edici güç olan sınırsız zekadan kaynaklandığını düşünerek davranın. Endişenin yok olup gittiğini görecek, sonuca da daha az bağlı olacaksınız. Teslimiyetçi bir inançla bilinmeyenin kucağına kendinizi bırakacaksınız” diye de ekleniyor. 
Aslında modern bilimin anlatmaya çalıştığı bütün bu öğretilerde tavsiye edilen şeylerin dinimizdeki “tevekkül” inancı ile nasıl da örtüşmekte olduğu gözlerden kaçmıyor öyle değil mi sizce de?

Özetle, hayal etmek, hayal kurmanın gücüne, enerjisine, sihrine her zaman inanmak gerekiyor, sevgili dostlar. İnandıktan ve kalpten dilendikten sonra, evrenin tasarımları ile çelişmeyen güzel dileklerin, halis ve temiz niyetlerin,  arkasından endişelenmemek kaydıyla gerçekleşmemesi için bir sebep yok gibi görünüyor. Doğru niyet, doğru zaman, doğru yer, doğru mekân, doğru insan, doğru çevre gibi çok yönlü koordinatların kesişim noktasında durabildiğimizde hayallerimize daha çabuk ulaşabilirmişiz gibi geliyor bana, ayrıca.
Lafı bu kadar uzattıktan sonra yakın gelecekteki en büyük hayalimin ne olduğuna gelecek olursam şayet; bir öykü kitabı çıkarmak olduğunu söyleyebilirim sizlere. Yeterli içeriğe ulaşmak için gayret sarf ediyorum. Günlük mesaimden, ailemden artırdığım zamanlarda kendimi bu işe vakfetmeye çalışıyorum.  Bu yüzden de blogumu zaman zaman ihmal ettiğimin farkındayım. Arada beni böyle hatırlayıp, motive eden blog kardeşlerime çok teşekkür ederim. 

Hayal kurmanın ve niyet etmenin de belli bir bilinç düzeyi ile olması gerektiğini bana bu mim’le hatırlatan sevgili Sakura’nın ve hepimizin hayallerinin en kısa zamanda gerçekleşmesi dileğiyle diyor, zamanları varsa eğer;

Bir

Bücürk ve Ben

Deli Kızın Bohçası

Düş Tasarımcısı 

Kitaplara Kaçanlar

Sevkoz

Sessiz Kaldım

Aleyna Can

Ephendy

Oytunla Hayat

Birpembesever'i mimliyorum.


Hayalleriniz bol olsun :))




15 Ağustos 2018 Çarşamba

MUTLU BAYRAMLAR

Ağustos 15, 2018 19 Comments


Merhaba Sevgili Blogcanlar,

Yarından itibaren bayramı, kayınvalidemlerle birlikte geçirmek üzere deplasmana gidiyorum. Takibi biraz aksatabilirm. Ama Ağustos sonunda tekrar aranızda olacağım. O tarihe kadar "Olacak O Kadar'daki Oya Başar'ın meşhur haber spikeri tiplemesinin de dediği gibi "Beni Özleyin Anacığım"

Mutlu bayramlar hepinize.

En derin sevgilerimle :))

13 Ağustos 2018 Pazartesi

MİM - YAZ ABUR CUBURU (MÜZİK SEÇKİM-2018)

Ağustos 13, 2018 23 Comments



Merhabalar. Öneri Makinesi “Yaz Abur Cubur’u” diye bir mim başlatmış. Sevgili Sakura ise bu mimi çok güzel hazırlamış ve beni de mimlemiş. Yabancı müzikle fazla haşır neşir olmadığım için yerli pop müziklerden bir seçki  yapmayı tercih ettim. Sakura’ya çok teşekkür ederek bu mimi yapıyor ve arzu eden herkesi mimliyorum. Sevgi ve selamlarımla J


1. Yazın çıkan çok sevdiğim sanatçıdan/gruptan bir şarkı;

Merve Özbey – VURACAK

2. Bu yaz en yeni keşfim;


3. Bu yaz sürekli dinlediğim bir şarkı;

Tarkan – ÇOK AĞLADIM

4. Bu yaz en çok duyduğum şarkı/albüm;

Edis – ÇOK ÇOK

5. Bu yaz eski de olsa dinlemekten vazgeçemediğim şarkı;

Aysel Yakupoğlu- GÜN GELİR

6. Bence bu yazın en favori hiti;

Derya Uluğ – NE MÜNASEBET

7. Benim bu yazımı anlatan şarkı;
Mümin Sarıkaya - BEN YORULDUM HAYAT


7 Ağustos 2018 Salı

2 Ağustos 2018 Perşembe

MİM - 2018 KİTAPLARLA DÜNYA KUPASI

Ağustos 02, 2018 25 Comments


Merhaba arkadaşlar takip edenler hatırlayacaktır. Periodic Library (Esseve Rin) “Kitapların olduğu bir dünya kupası” mimi hazırlamıştı. Bu yıl okuduğumuz kitapları gruplara ayıracak ardından da final yapacaktık. Sevgili Girift mimlediği için şimdi ben de bir kupa yapacağım. Fatmanur’dan gecikme için özür diliyor hem de bu güzel etkinlikte bana da yer verdiği için kendisine çok teşekkür ediyorum.  


1. 12 kitabı rastgele seçtim.
2. Bu 12 kitabı 4'lü gruplara ayırdım.
3. Her grubun kazananını belirledim
4. Kazananları da kendi aralarında karşılaştırıp kupanın sahibini buldum.

A Grubu:

Mucizeler Dükkânına Dönüş  -  Debbie Macomber
Tanrının Formülü                   - Jose Rodrigues Dos Santos
Olasılıksız                               - Adam Fawer

B Grubu:
Geçmiş Şimdi Gelecek         - Hasan Ali Toptaş
Kuyucaklı Yusuf                   - Sabahattin Ali
Aşkın Gözyaşları                  - Sinan Yağmur
(Tebrizli Şems)

C Grubu
Huzursuzluk                        - Zülfü Livaneli
Üç Aynalı Kırk Oda              - Murathan Mungan
Elif Şafak                             - İskender

D Grubu:
Su Kanunu                             - Mustafa Kaya
Beni Ödülle Cezalandırma     - Özgür Bolat
Başarıya Götüren Aile            - Doğan Cüceloğlu

A Grubunda çok etkilenerek okuduğum ve birçoklarına da tavsiye ettiğim “Tanrının Formülü” kitabı ağır basıyor. Lizbon Üniversitesi’nde dersler veren Portekiz’li gazeteci yazar, oldukça güzel bir performans sergilemiş bu kitapta bana göre.

B Grubunda “Geçmiş Şimdi Gelecek”  Hasan Ali Toptaş diyorum. Yazar ve kitabı hakkında daha önceki bir paylaşımımda etraflıca bahsetmiştim zaten.

C grubunda da üç iyi kitap var. “Huzursuzluk” çok bilgilendiğim de bir kitaptı ancak okurken adı gibi huzursuz etti beni. Seçmek zor oldu gerçekten ama sanırım bir tık daha İskender – Elif Şafak kitabı öne çıktı.

D Grubunda ise;
Biraz kişisel gelişime yönelik bir gruplandırma yaptım. Hepsi de güzeldi. Doğan Cüceloğlu ile Özgür Bolat arasında bir süre düşündüm. Ancak “Beni Ödülle Cezalandırma” - Özgür Bolat at başı önde gibi.

Yani, yarı finalde:
“Tanrının Formülü”
“Geçmiş Şimdi Gelecek”
 “İskender”
 “Beni Ödülle Cezalandırma”

Finalde
Tanrının Formülü
Geçmiş Şimdi Gelecek


Geçmiş Şimdi Gelecek’i neden finale kadar taşıdığımı düşünüyor olabilirsiniz belki. Neden bilmem ama buradaki ifade biçimleri benim hep yazmaya öykündüğüm kalıba benziyor sanki. Herkese aynı lezzet geçmeyebilir elbette fakat dediğim gibi bendeki karşılığı oldukça büyük.

Ve Finaaallll

Tanrının Formülü - Jose Rodrigues Dos Santos; BENİM ŞAMPİYONUUUM.

Kalınlığı gözü korkutabilir. Ancak son derece akıcı, emek-yoğun, üzerinde düşündürücü ve de bilgilendirici olduğunu söyleyebilirim.

Kitaptan kısa bir alıntı: “Rab mahirdir ama zalim değildir. Doğa sırlarını sinsiliğinden değil özündeki yüceliğinden dolayı saklar.”

—Albert Einstein 1951 sonbaharı: İsrail’in ilk başbakanı David Ben Gurion, Albert Einstein’la tanışmak için Princeton’a gider. Ziyaretinin amacı nükleer silah elde etmektir. Atomla başlayan gizli sohbetleri hızla Tanrı’nın varlığına doğru yönelir. Einstein Tanrı’nın formülünün peşindedir. Dünya düzenini tepe taklak edebilecek bir önemde olduğu için CIA de bu belgenin izini sürmektedir. 

(Uluslararası alanda çok satanlar listelerine giren Tanrı’nın Formülü 2012’de Dublin Edebiyat Ödülleri IMPAC’e aday gösterilmiştir).

Bu mimi dileyen herkes yapsın. Son olarak şu an ne mi okuyorum. Hediye gelen Erkan ŞAMCI’nın “Ekolojik Temizliğin Kitabı” adlı eserini. Kim mi hediye etti? Sağlıklı bir evde yaşamamızı isteyen koca bir anne yüreği elbette J







Google+ Followers