SIRLARIN SIRRI

28
Roman


Merhabalar,

Bu paylaşımımda Dan Brown’ın son romanı “Sırların Sırrı” kitabından söz etmek istiyorum. Altın Kitaplar Yayınevi’nden çıkan ve 656 sayfa olan kitabın çevirmeni Petek Demir. Bu kitabı önce eşim sonra da ben okudum. Bilim ve felsefe ile harmanlanmış, fütüristik öngörüler içeren kitabı aramızda bir süre tartıştık. Eşim hızını alamayıp dijital günlüğüne de kitap hakkındaki görüşlerini not etmiş. Bana okuyunca hoşuma gitti. Blog sayfamda paylaşmama izin verince ve metne yer yer kendi minik dokunuşlarımı ekleyince bu yazı ortaya çıkmış oldu. Keyifli okumalar dilerim.

 

 ***

Bilim, tarih ve inanç aynı düzlemde buluşuyor. 

İnsan beyninin sınırlarını yeniden sorgulatan kitapta; Tom Hanks karakteriyle özdeşleştirdiğimiz simgebilimci Prof. Robert Langdon, sevdiceği noetik bilimci Katherine Solomon ile maceradan maceraya atılıyor. “Ekşi Sözlükte ve Reddit platformunda roman kısmen karalansa da, reklam amaçlı ürün yerleştirme dozu rahatsız edici seviyelerde bulunsa da Brown birçok röportajında bu eseri için “En iyi romanım” diyor. “Bu roman benim zirvemdir” diyor, "Konuya sekiz yıl çalıştım" diyor. Birçok kişi Brown’ın iyi bir yazar olmadığını (edebiyatçı yazar; literature writer anlamında), ancak iyi bir hikâye anlatıcısı olduğunu söylüyor. Bu görüşe kısmen katılmak mümkündür fakat  edebiyatın bir yönü de hikâye anlatmak değil midir?

 

Brown, sıkı çalışıyor, bilgileri biriktiriyor ve harmanlıyor, çok iyi bir kurgu içinde bu bilgileri okura sunuyor. Söz konusu bilgiler içinde basmakalıp olanlar da var elbet. Kitap bir yandan serüven anlatımı olarak okuru nefessiz bırakırken, diğer yandan 'odak konu' hakkında sürekli düşünmeye çağırıyor. Böyle bir hikâye temposunda bunu başarabilmesi bence Brown’ı iyi bir yazar yapmaya yeter. Tabi, edebiyat yazarı olmadığına dair eleştiriler bir yönüyle çok da haksız sayılmaz. Mesela Brown’ın romanlarında bir mevsim tasvirini, bir yaprağın yere düşmesinin adeta kelimelerle fotoğraf çekerek anlatımını veya insanların psikolojik duygulanımlarının birebir size yansımasını sağlayacak anlatım üslubunu pek bulamazsınız. Hâlbuki edebiyat okuru bu türden unsurlara önem verir. Ancak, bir kitabı elinizden bırakamadan okumaya devam ediyor ve bu sırada birçok şey öğreniyorsanız ve kitap sizde olayın geçtiği şehire ve/veya şehirlere gitme isteği uyandırıyorsa eğer bence o kitap edebiyat eseridir. Mesela ben bu son romanın geçtiği Prag’a daha önce gittim, hatta bir gece konaklama da yaptım. Yani iki gün bir gece kaldım Prag’da. Ama şimdi anlıyorum ki bu şehri hakkını vererek gezmemişim. Şimdi en yakın fırsatta tekrar gitmek ve bu kez bambaşka bir gözle şehri anlamak ve anlamlandırmak istiyorum. "İyi kitap okurda yazma isteği uyandıran kitaptır" derler. Ben buna şu cümleyi de eklemek isterim: “iyi kitap okurda olayın geçtiği şehri gezme isteği de uyandırır.”

 

Kitap odağına “bilinç” kavramını koyuyor ve bu kavramı bütün boyutlarıyla ele alıyor. Modern bilimin; ‘bilinç; beynimizde oluşan, milyarlarca sinir hücresinin (nöronlar) trilyonlarca bağlantı noktalarıyla (sinapslar) elektriksel ve kimyasal sinyaller üretmesi/etkileşimi sonucunda ortaya çıkan öznel deneyim ve farkındalık durumudur’ savını tamamen devre dışı bırakarak başlıyor roman. Bunu yaparken de “beynin depolama kapasitesinin” büyüklüğüne ve ağırlığına oranla çok fazla olduğuna dikkat çekiyor. Bu çıkarım, akabinde ‘her şey beynin içinde meydana geliyor olamaz’ fikrine evriliyor. Öyleyse, bilinç beynin içinde oluşmaz, tam tersi beynin dışında bir varlıktır. Beyin sadece bir alıcı aygıttır. Bilinç beynin dolayısıyla insanın üretmediği aşkın bir kavramdır. Bilinç aynı zamanda ruhtur, özdür; bir anlamda “Tanrısal” bir kavramdır. Dolayısıyla insan ölünce bilinç ölmez; gelmiş olduğu kaynağa geri dönmüş olur. Bir anlamda semavi dinlerdeki “beden ölür, ruh yaşar” tezini işliyor ama bunu yaparken bilimsel ihtiyatı elinden bırakmıyor.

 

Dan Brown bu konuya annesinin ölümünden sonra eğildiğini ifade ediyor ve o ana kadar keskin köşeleri olan bir materyalist iken sonrasında bilincin yapısı hakkında daha esnek düşünmeye başladığını ilave ediyor. Esasen bana göre de romanın temel argümanı; günümüzde fizik, tıp ve biyoloji bilimlerinin geldiği noktada mekanik ilerlemeci, determinist görüşü esnetmeye başlatmasıdır. Einstein’ın “Tesadüf Tanrı’nın kendini gizleme yöntemlerinden biridir” sözü tam da bu noktada anılması gereken bir alıntıdır. Fizikte paralel evren, solucan deliği, sicim teorisi gibi güncel kuramlar; kuantum fiziğinde atom altı parçacıkların gözlemciden bağımsız olarak ölçümlenememesi gibi realiteler, materyalist bilim adamlarını bile agnostik bir noktaya doğru taşımaktadır. İşte romanda bu fikriyat dile getirilmeye çalışılmıştır. Fakat yazarın bizzat belirttiği gibi bu fikriyat öyle “bir kitap okudum hayatım değişti” basitliğinde değil, güncel bilimin olağanüstü sonuçlarından süzülerek okura yansıtılmaktadır. Ayrıca, ülkeler ve şirketler bazında bu konuların gizli bilimsel araştırma alanı yaratacak kadar önemli olduğu vurgulanmakta, sonuçta romanda günümüz için endişe verici bulunan ve yapay zekânın desteği ile nereye evirileceği kestirilemeyen beyin odaklı modellemelerin şimdilik önlendiği ve fakat bu hedeften asla vazgeçilmediği; daha doğrusu “konunun vazgeçilmezliği” ısrarla vurgulanmaktadır.

 

Roman, merak uyandıran kurgusuyla, Dan Brown okurları için olduğu kadar bilinç kavramına ilgi duyanlar için de önemli bir okuma deneyimi sunuyor.

 

Kitaptan bazı alıntılar:

 

“Prag’ın kelime anlamı eşiktir. İnsanlar buraya her geldiğinde tuhaf bir eşikten geçtiğini hisseder. Bu büyülü şehir, yüzyıllar boyunca mistisizm, hayalet ve ruhlarla anılmıştır “


Robin Sharma şöyle demişti: "Her şey iki kez yaratılır. Birincisi zihinde, ikincisi gerçek dünyada." Pablo Picasso'nun günümüze gelen en ünlü sözlerinden biri şuydu: "Hayal edebildiğiniz her şey gerçektir."

 

"İnsan bilinci kör noktalarla doludur. Bazen yanlış yöne bakmakla öylesine meşgulüzdür ki gözlerimizin önündeki doğruyu göremeyiz."

 

“Bir insan bilincinin en büyük sınavı, teşekkürlerini duyamayacağı gelecek nesiller için bugün bir şeylerden feragat etmeye duyduğu istektir.”

Yorum Gönder

28 Yorumlar
  1. İlgi çekici bir konuyu işlemiş. Dan Brown kendini okutuyor ama sonunda hep bir havada kalmışlık hissediyorum.yine de farklı konular işliyor, bence okunmaya değer. Detaylı anlatım için teşekkürler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnanç ve bilinç konuları her zaman güncelliğini koruyor. O yüzden de ilgi ve merak uyandırıyor. Ziyaret ve yorum için çok teşekkürler sevgili Tosbağa Günlüğü.😊✋️

      Sil
  2. Dan Brown'un hiç bir eserini okumadım. Ama, iyi okur arkadaşlarım yazarı çok beğenirler. Eşinizle birlikte (küçük dokunuslarınızla) güzel bir metin ortaya çıkarmışsınız. 🧿

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değerli yorumunuz için çok teşekkürler Yunis Bey.

      Sil
  3. formüllü yazar dan brown'ı ilk bir iki kitabından sonra bıraktım, grange gibi o da heyacan vermiyor artık bana :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazen birbirinin tekrarı gibi bir hisse kapılıyoruz Deep.

      Sil
  4. Bu yazarı hiç okumadım ama senaryolaştırılmış (adını şu an hatırlayamadım Paris' te bir müzede geçen) bir filmi izledim sadece. Bazı isimler çok fazla reklam tanıtımla öne çıkıyorlar. Eşinin ve senin elinize sağlık bu yayın için. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım Da Vinci Şifresi adlı kitabından alıntılanan filmi kastediyorsun sevgili Momentos. Yazarın 3 tane romanı film oldu. Tarih, gizem, polisiye sevenlerin, sembol diline ilgi duyanların radarından kaçmıyor. Nazik yorumun için çok teşekkürler. Sevgiler.🤗

      Sil
  5. Evet Yıldızcığım, o film 👍 çok tesekkürler hatırlattığın için. 🥰

    YanıtlaSil
  6. Eskiden çok okurdum Dan Brown. Şimdi ilgimi çekti bu kitap :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tuğla gibi kalın bir kitap ama akıcı, nasıl bittiğini anlamıyorsun. Keyifli okumalar dilerim Dada.😊✋️

      Sil
  7. Bu kitabı bilmiyordum ama bu yazınızdan sonra almayı düşünüyorum :)

    YanıtlaSil
  8. Ben de hiç okumadım galiba. Ama edebiyatı iyi olan kitaplar yazmak istediğim için hiç okuma istediği de duymadım. Okusam kesin kapılırım akışına çünkü ilginç hikâyeleri var, eminim. Ailecek keyif almanıza sevindim 🌻

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim ziyaret ve yorum için. Selamlar.😊✋️

      Sil
  9. Ay aldım ama daha okuyamadım :)

    YanıtlaSil
  10. Kitabı merak ettim hemen listeme alıyorum 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu kitap tam senin kalemin Deryacığım :))

      Sil
  11. Bilinç beynin icinde oluşmaz beynin dışında bir varlıktır...savı bir hayli ilginç...Dan Brown çok araştiran bir yazar tüm kitaplarını okudum bu hariç. Epey ilgi çekici bir kitap gibi görünüyor.
    Prag ta 1 hafta kalmıştım büyülü atmosferi olduğu kesin ama yazarın anlattığı şekliyle hakkını verdim mi bilemedim Sibelcigim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Sevilciğim, bu kitabı da okuduğunda göreceğin üzere alıntıladığına benzer şekilde insanı düşünmeye sevk eden başka pek çok cümle var. Evet, insan bazen gittiği yerin hakkını tam manasıyla veremeyebiliyor. Ben de onlardan biriyim :)) Çok teşekkürler değerli yorumun için. Bayramını şimdiden kutluyorum. Sevgilerimle :))

      Sil
  12. Çok güzel bir söz gelecek geçmişi etkileyebilir mi? Paylaşım için teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet içinde derin anlamlar barındıran bir söz. Ben teşekkür ederim ziyaret ve yorum için.

      Sil
  13. İyi kitap okurda yazma isteği uyandıran kitaptır" derler. Bu sözü ilk defa duydum, güzelmiş. bilinç kavramına ilgi duyanlar. Evet, o benim. Bu kitap ilgimi çekti :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çarçabuk bitirirceğine eminim Cem. Keyifli okumalar dilerim.

      Sil
  14. Ne güzel bir yazı olmuş. Daha bu kitabını okumadım . Ama her kitabını keyifle okuduğum için eminim bunu da seveceğim. Bakalım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Handan, bence de beğeneceksin. Keyifli okumalar dilerim.😍🌸

      Sil
  15. Merhaba Blogger yazarları şu konuma bakabilir misiniz

    https://fayda501.blogspot.com/2026/06/blogger-blog-kardesligi-seoya-fayda.html?m=1

    blog kardeşliği yapıyoruz birbirimizin bloguna link vermek ister misiniz? Ben senin bloguna link vereceğim sen benim bloguma link vereceksin ve Google bizi sevecek Google'dan ziyaretçi gelecek...

    YanıtlaSil
Yorum Gönder
Üst