30 Kasım 2017 Perşembe

BİN DİLEK TUTTUM




Malumunuz yeni yıl yaklaşıyor. Koca bir seneyi daha geride bırakmak üzereyiz. Çarçabuk geçen onca zaman sonunda kim bilir neler neler yaşadık? Neler görüp geçirdik? Belki biraz çoğaldık, belki biraz azaldık. Refahımız artarken ömrümüzün azalması gibi. Ya da bir yandan yeni üyelerle büyüyüp genişleyen ailemizin, diğer yandan ebediyete uğurlamak zorunda kaldıklarımızla eksilmesi misali.

Durdurmak mümkün değil akışı. Mutlu anı başa saramadığımız gibi acının üzerinden atlamak için hızlandıramıyoruz da zamanı. Herkes kendi sürecini yaşıyor, kendi gerçekliğini arıyor, kendini var etmekle meşgul. Üretmek var olmanın en büyük kanıtı olsa gerek. Dolayısıyla çoğumuz bir şekilde üretime katılma telaşındayız. Hayat gailesindeyiz. Hedeflerimize koşuyoruz. Ulaştığımız her hedefin yaşattığı anlık hazzı, yeni hedefler belirleyerek çoğaltmaya çabalıyoruz. Bu sonsuz devinim sağlığımız elverdikçe devam edecek, hiç kuşkusuz. Giderek bencilleşmeyi dikte eden bir düzenin içerisinde hedefe varmaya çalışırken bir başka deyişle kendimizi için maksimum faydayı elde etmeye gayret ederken göz ardı ettiğimiz şeyler olabiliyor mu acaba ne dersiniz? Değerlerimiz, inançlarımız, insana, doğaya saygımız, empati yeteneğimiz, iş ahlakımız, bu tırmanış serüveninin neresinde acaba?

Bütün bu soruların cevabını düşünürken aşağıdaki temennilerimin denebilirse eğer bir anda şiire dönüştüğünü fark ettim. Hepimiz için BİN dilek tuttum.




BİN DİLEK TUTTUM

İyilik iyilik getirir
Duymayanlar duysun

Varlıklılar paylaşsın
Paylaştıkça çoğalsın
  
İlim, irfan yayılsın
Genç dimağlar öğrensin


Sevgi ile sulanan
Kıraç toprak yeşersin

Küslük ömür tüketir
Kırık kalpler barışsın

Kor alevde yananlar
Tez vakitte kavuşsun


Yanlışa meyl edenler
Yol yakınken dönsün

Evlatlar yol alsın
Anne baba övünsün

Dramlar son bulsun
Çocuklar hep gülsün

Susmak çare değil
Kadınlarımız bilsin

Neşe, sağlık, mutluluk
Yuvamızı  süslesin

Yeni yılımız hoş gelsin
Yine gelsin, hep gelsin


Bütün isteklerimizin gerçekleşmesi dileğiyle J


DEVAMI »

29 Kasım 2017 Çarşamba

MEVLİD KANDİLİNİZ KUTLU OLSUN




Sevgili Peygamber efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa (S.A.V.)'in dünyaya geldiği bu gecede tüm dualarınızın kabul oması dileklerimle....
DEVAMI »

24 Kasım 2017 Cuma

24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ




Merhaba Sevgili Arkadaşlarım,

Bugün 24 Kasım Öğretmenler günü. Öncelikle bütün öğretmenlerimizin bu anlamlı gününü kutluyorum. Yavrularımızı, can parçalarımızı onlara emanet ediyoruz. Biliyoruz ki ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorlar. Bütün gün onlarla meşgul olup hem eğitimlerine hem de öğretimlerine katkı sağlıyorlar. Okul dönemi başladığında evlatlarımızla bizlerden daha çok  onlar meşguller. Birer anne ve baba şefkati ile yaklaşarak onlara önce alfabeyi, sonra hayatı öğretiyorlar. Onları geleceğe hazırlıyorlar. Aydınlık bir Türkiye'nin temellerini atıyorlar. O yüzden de büyük bir sorumluluğun altındalar. Malzemesi insan olan mesleklerin sorumlulukları biraz daha fazla oluyor sanırım. 

Eminim ki hepimizin hayatında derin izler bırakan, rol model olarak tanımladığımız en az bir veya bir kaç öğretmenimiz olmuştur. Onlara bu anlamı yüklememizi sağlayan sahip oldukları  farklı vasıflardır büyük ihtimalle. Ya da duygu olarak kendimize yakın frekansta hissetmişizdir. Öğretmenler için de kendilerinde iz bırakan öğrenciler çok oluyordur elbette. Hamurunu kendi elleriyle yoğurdukları o minik bedenlerin büyüyüp bir meslek edindikten sonraki halleriyle karşılaştıklarında yaşadıkları hazzı herhalde hiçbir şeye değişmezler. Bu nitelikli etkileşimlere ülkemizin ihtiyacı çok olsa gerek. 

Büyük önderimizin; “Milletleri kurtaracak olanlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir.” diyerek medeniyet yarışında en önemli güç olarak işaret ettiği öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü´nü  tekrar kutluyor, Başöğretmenimiz Mustafa Kemal ATATÜRK başta olmak üzere ebediyete intikal etmiş tüm öğretmenlerimizi rahmet, saygı ve şükranla anıyorum. 

Ayrıca, çok kıymetli annem ve babam ile birlikte aile efradıma yer alan canım öğretmenlerimin de bu güzel gününü tebrik ediyor emeklerinin karşılığını görecekleri nice mutlu yarınlar diliyorum.  


DEVAMI »

10 Kasım 2017 Cuma

ATAMIZA



Dün gece, günün yorgunluğu ile birlikte odama doğru çekilirken eşimin de elinde  kağıt kalem bir şeyler karaladığını fark ettim. Sabah uyandığımda kendi sosyal medya hesaplarında paylaştığı şeyin dün gece yazmaya çalıştığı aşağıdaki şiir olduğunu anladım. 





Gerçekten de kuzumuz hafta boyunca aynı cümleyi tekrarladı, durdu; "Anıtkabire gidelim baba, Anıtkabire gidelim baba....". 


Bugün bizi mesaide gören arkadaşlar "siz Ankara'ya gitmediniz mi hala" diye sorup duruyorlar.



ULU ÖNDER ATATÜRK'Ü SONSUZLUĞA İNTİKAL EDİŞİNİN 79. YILINDA SAYGI, ÖZLEM VE RAHMETLE ANIYORUZ.










DEVAMI »

7 Kasım 2017 Salı

"AYLA" FİLMİNİN ÖN GÖSTERİMİNDEN





Merhaba sevgili arkadaşlarım,

Bu yazıyı 27 Ekim'den önce yazmak isterdim ancak kısmet bugüne imiş. Uzun ve yorucu bir İstanbul günün ardından  Beyoğlu'ndaki  Grand Pera Emek Sinemasının önünde duruverdik eşimle. Amacımız vizyondaki filmlerden birini izlemekti. Biletlerimizi aldık ve sinema salonunun olduğu kata çıkmak için asansörün 4. kat düğmesine bastık. Düğmenin çalışmadığını anlayınca 5'e basıp bir kat aşağıya ineriz dedik. Fakat 5. kata çıktığımızda 4. kata inmenin hiç de öyle kolay olmayacağını anlamak zor olmadı. Neden mi? Çünkü "Ayla" filminin özel ön gösteriminin tam orta yerine düşmüştük. Filmin başlamasına çok az bir zaman vardı. Fuayede protokol ve İsmail Hacıoğlu ile Sinem Uslu, filme konu olan ve savaşta Türk askerlerinin bulup 'Ayla' ismini taktığı Koreli Kim Eunja (71) ile onun küçüklüğünü canlandıran Kim Seol de vardı. Hayranlarıyla birlikte resim çektiriyorlardı. 

Türkiye'nin Oscar adayı olan  ve Kore Savaşında yer alan Astsubay Süleyman Dilbirliği'nin başından geçenlerin anlatıldığı "Ayla" filminin orada oynayacağını bilmek ve filmi izlemek adına hiçbir çaba sarf etmeden oradan öylece ayrılmak olmazdı. Filmle ilgili röportajları ve medyada yazılıp çizilenleri sıkı takipteydim. Okurken ne kadar da dramatik bir hikaye mutlaka izlemeliyim diye aklımdan geçirmiştim. Sanırım bu konuda evrene gönderdiğim mesajlar çok kuvvetli oldu ki umduğumun çok ötesi ile karşılaştım. Salon görevlisi ricamızı kırmayarak en arka uçta boş duran üçlü koltuğa oturmamızda bir sakınca görmedi.  Koltukların kolçaklarına, üzeri siyah iplikle işlenmiş "Ayla" isimli beyaz mendiller konmuştu. 

Savaşın  soğuk yüzüne farklı bir ayna tutan film sona erdiğinde salondaki hıçkırık sesleri, alkış sesleri arasına karıştı. Mendiller görevlerini tamamlamanın verdiği buruklukla farklı yüzlerle buluşurken film ekibi ve filme konu olan Kim Eunja da sahnede yerini aldı. İşte o an minik kahraman ete kemiğe bürünmüş bir yetişkin olarak karşımızda duruyordu. O duygulu film müziği arka fonda devam ederken yönetmene sarılıp dakikalarca ağladı  Kim Eunja. Biz ise sadece ağladık ve alkışladık o koca yürekleri. 



Film 27 Ekim'de vizyona girdi ve Güney Afrika Cumhuriyeti'nde düzenlenen 11. Cape Town Uluslararası Film Festivalinden ödülle döndü. Umarım Oscar'ı da kazanır ve gurur vesilemiz olur.

İzlemeyenler için söyleyebileceğim son söz dünyanın neresi olursa olsun yardıma koşan şanlı Türk askerimizi bir de bu erdemleriyle izlemenizi ve gururlanmanızı velhasıl film hala vizyondayken kesinlikle kaçırmamanızı tavsiye ederim. 











DEVAMI »